Ana içeriğe atla

GÖRÜ KANDİLLERİ- İsmet Çağrı KIZILAĞIL


GÖRÜ KANDİLLERİ
Benim
Adına türlü şiirler yazdığım ayna,
Bana söyleyemez içimdeki sakladığım meşhur yangını.
Açtığım odalarda, gösterdiğim loş ışıklar,
Sebepsiz bir sonuç beklememeli ışıklar.
Sebepsiz ışık patlar, sonucunda söner.
Geriye ampul parlaklıklarından, kandiller kalır.
Kandiller, küçük cisimlerin can yoldaşıdır.
Karanlık ve zifiri bir ateş oda etrafında...
Odalar içinde gizi süsleyen aynalar.
Aynalar bana söyleyin  kaç dakikanız var?
Vakitten bir gelinlik, damata teslim...
Damatın papyonu kredilere...
Ve kimilerinin "evlilik" dediği saadet banka sözlüklerine...
Ayna kararır banka duraklarında.
Camları susar, saydamlığı daralır masum aynaların.
Aynalar, en dolu babanın susuz haykırışlarına şahittir.
Ya gözgü;
Mutluluk, bir umudun içindeki kelepçeye teslim.
Umut, günün sonunda sözleri yutan aynalara...
Aynalar, en dolu babaların haykırışına...
Ve babalar,
Bitmeyen ışıklara...

                                     İsmet Çağrı KIZILAĞIL

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

YEDİ GÜZEL ADAMA YEDİ KIRMIZI KARANFİL- Muhammet Baran ASLAN(Baranî)

YEDİ GÜZEL ADAMA YEDİ KIRMIZI KARANFİL Hepiniz yedi kere güzelsiniz. Hepiniz dilimizde bir kuş... Uçup gittiniz Hüdhüd misali. Yedi tohum ektiniz yarınlara. Ve sardınız yaralarımızı  Ümit yüklü pamuklara. "Sizler birer devdiniz." Büktünüz zamanın zulmünü, Kılıçlaşan kalemlerle! İdam sehpalarından arta kalan günlerde Yedi karanfil verdi, hayatın yedi rengi. Yeşilin her tonunu gördük  Ve haykırdık hüznün her makamında  Başharfleri "ACZ" tutan bir adamın kabrinde, Birden bire yahut                              bile bile! Sizler... Sizler bir gülüştünüz, Yetim kalmış bir neslin suretinde. Köksüz kalmış bir halkın dualarıyla Erittiniz kendinizi, iman dolu satırlarda. Bakarak ufka Ufak adımlar attınız, izleri heybetli... Karartırken sirenler gökleri, Gözleri fellik fellik yepyeni  Bir şeyler arayan bir asrın Yedi kat kirli sokaklarında, Sizler yedi kere temizdiniz! Yedi kere güzel... ...

GENÇ MANİFESTO- Kemal AKIN

        GENÇ MANİFESTO Bir asırlık ömrünü geride bırakmış, ikinci asrına girmiş Türkiye’de değişmeyen bir olgu: gençlik… Evet, gençlik ve genç nesil bağlamında bir yazı yazma kararı aldım. Devletleri var eden ve ömürlerini devam ettiren en önemli unsur halktır. Bu “halk” denilen kavramın en dinamik, en işlevsel tarafını genç nesil oluşturuyor. Bu cümle ile genç neslin toplum içerisinde ne kadar önemli olduğunu anlatmışımdır umarım. Bu önemi bir kenarı bırakıp dağın görünmeyen kısmına baktığımızda toplumda söz sahipliği verilmeyen, 25 yaşına kadar sadece eğitim görmeye inandırılmış, parasız, niteliksiz, siyasal ve fikirsel olarak bir tarafı seçmeye mecbur bırakılmış  bir gençlik görürüz. Elbette ki bu olumsuz durumların tek sorumlusu “gençler” değil. Bu durumun değişmesi için bu yazıyı yazma mecburiyeti hissettim kendimde. Çünkü biliyorum ki benim kaderimin önümüzdeki yıllar içerisinde ne durumda olacağının kararını ben ve benim gibi genç insa...

ÖLÜYE- Muhsin Ertuğrul ÖZER

    ÖLÜYE   O gün mezarlıktan ellerim boş döndüm. Bir selamını alamadım topraktan.  Neden ölüye dua etmek hoş gelir?  Ömründe değil de  Ölümünde kenetlenir insan.  En son yamadığın pantolonum, Su geçirmeye başladı galiba.  Akan yağmurlar mı deldi ipliği,  Yoksa cemaatsiz secdelerim mi?  Yüzümden akan günahlar, Benim şaheserim mi?                                       Muhsin Ertuğrul ÖZER